Liseli Doktordan Farabi Aşkı

Click here for more stories in this language

Bundan tam 4 yıl önce ilk ve tek aşkımı yaşadım. Çukurova Üniversitesi’nde son senemde bir piyango gibi karşıma çıktı. Farabi ile canımı yakmaya, bizim sınıfa geldi. Bir de aynı memleketten çıktık: Diyarbakır!

Gözümün önüne ilk günler geliyor. Sınıfta bu kim diye konuşuluyordu. Sen en arkalara oturmuştun ve ben bir keresinde oturacak yer bulamadım diye yanına oturmuştum. Ve herşey öyle başladı. Derse mola verildi, çıktık dışarıya sen başladın hayat hikayeni anlatmaya bense dinledim seni. Sanki yıllardır tanışıklığımız var gibi güvenmiştik, yakın hissetmiştik. Derken, haftalar geçti sınıftaki herkes ikimizin yakınlığını gözle görülür şekilde hissetti. Arkadaşlarım, Ayhan sen artık bizimle takılmıyorsun o çocukla takılıyorsun diye alınıyorlardı. Kampüse her geldiğinde arkadaşlara Ayhan nerede diye soruyormuş Engin. Evet, onun adı Engin’di. Sınıfta bir keresinde ben boş sayfaya can sıkıntısında çizik atarken sen o çizginin üstüne bir çizik attın ya işte o aklımdan hiç çıkmadı Engin. Sonra ben bir daha çizik attım sen yine karaladın. En sonunda ikimizde gülüştük sonra hoca ikinizde burayı dinleyin diyerekten aramıza girdi.

Ben voleybol oynamayı severdim sen ise bilmezdin seni de davet ettim hiç yok demeden geldin. Çünkü sen de benimle beraber herşeyi yapmak istiyordun. Akşam olur eve geçer, Facebook’tan saatlerce konuşurduk, bu hesabımda. Aynı takımı tutardık, zaten Diyarbakırlılar cimbomlu (Galatasaraylı) olur. Sınıftakiler seni sevmezdi ben ise seni sevmeleri için uğraştım sevdilerde bir kısmı, sonra derken yine akşam mesajlaşırken sen bana “beni niye sevmiyorlar?” diye sordun, ben ise “ben seni seviyorum, onlar sevmesede olur” dedim. Ve başladı aramız bozulmaya; sen bana ne demek istiyorsun ağzımı bozma demene karşın ben sana mal mısın diye cevap yazdığımda ikimizde başladık daha kırıcı olmaya kötü mesajların ardı arkası kesilmedi, kırdık birbirimizi. Aslında ben daha çok kırılmıştım. Tavır aldım sana ve senin yanında oturmadım derslerde, birkaç gün konuşmadık öylece. Sonra birgün önüne oturmuştum ve arkada birşey oldu arkama baktım yüz yüze geldik kısık bir sesle neden böyle yapıyorsun bana dedin, ben ise hiç duymamış gibi dersi dinlemeye devam ettim. Söyleyemedim “canım yandı, kalbimi kırdın”, Engin.

Son senemi seninle mutlu sonla kapayamadım, Engin. İlk defa aşık olduğum birini kaybettim.

Büyük aşklar büyük kavgayla başlar derler ya benimkisi büyük kavgayla bitti. Bendeki aşk, onada banada zindan yaşattı. Çok uzun hikaye, yazmadığım çok şey var onlarıda yazarsam daha da çok olurdu, zaten uzun yazı oldu. Son olarak üç sene acısını çektim. Şimdi özlediğim çok uzaklarda, Adana’da. Ve o bir heteroseksüeldi en azından yolda beraber yürürken eşcinseller hakkında nefret söylemi ile söz ederdi. Bir seneden kalan çekilmiş yan yana bir fotoğrafımız bile olmadı, birazda ona yandım.

Şimdi iyiyim, alıştım acıya.

Click here for more stories in this language